Civic Space Media

Altı şehir, on gün: COP31 Gençlik İklim Şampiyonu'nun Türkiye programından saha notları

COP31 Gençlik İklim Şampiyonu Sally Higgins'in Türkiye ziyaretinde iletişim danışmanı olarak yer aldık. Trabzon'dan İstanbul'a programı şehir şehir izleyerek, uluslararası bir heyetin ziyaretinde iletişimin nasıl işlediğini ve neler öğrendiğimizi paylaşıyoruz.

10–19 Eylül 2026 arasında COP31 Başkanlığı Gençlik İklim Şampiyonu Sally Higgins, Antalya'da düzenlenecek iklim zirvesi öncesinde Türkiye'nin altı şehrini dolaştı. Civic Space Media olarak bu ziyarette iletişim danışmanı olarak yer aldık: sahadaki fotoğraf ve video prodüksiyonunun yanı sıra medya takibini, basınla iletişimi ve programdaki kurumlarla iletişim koordinasyonunu yürüttük. Bu yazıda programı şehir şehir izleyerek, uluslararası bir heyetin ziyaretinde iletişimin nasıl işlediğini ve bizim neler öğrendiğimizi paylaşıyoruz.

Gençlik İklim Şampiyonu kim, ne yapar?

Gençlik İklim Şampiyonu, COP Başkanlığı'nın gençlerle kurduğu köprüdür. Görevi gençlerin iklim politikalarına dair görüşlerini dinlemek ve bunları müzakere sürecine taşımak. COP31 için bu görevi, Avustralya'nın Queensland eyaletinde karma tarım yapan ve tarımda iklim uyumu üzerine çalışan Sally Higgins üstleniyor. Türkiye ziyareti, zirveye giden yolda gençlerle, çiftçilerle ve yerel kurumlarla doğrudan buluşmak için planlandı.

Yola çıkmadan önce: hazırlık

İşe sahadan önce masa başında başladık. Sally'nin kendi sosyal medya hesaplarını, diğer gençlik iklim temsilcilerinin hesaplarını ve Türkiye'de iklim iletişiminde örnek alınabilecek hesapları inceleyerek bir dijital medya analizi hazırladık. Bu analizden bir içerik yaklaşımı çıktı: Seri adı "Field Notes from Türkiye" oldu; Sally'nin sesi ağırlıkla dış ses ve doğal yürüyüş sohbetleriyle verilecek, kameraya doğrudan konuşma istisna olacaktı.

Bir de küçük ama önemli bir iş yaptık: unvan rehberi. "Gençlik İklim Şampiyonu", "İklim Elçisi", "iklim aktivisti" gibi ifadeler Türkçe basında birbirine karışabiliyor. Resmi unvanın her metinde aynı biçimde geçmesi için Türkçe ve İngilizce bir terminoloji listesi hazırladık ve ev sahibi kurumlarla paylaştık.

Trabzon: Okyanuslar, çay bahçeleri ve kadın emeği (10–12 Eylül)

Yolculuk, Okyanuslar ve Denizler Zirvesi kapsamındaki Mavi Diyalog gençlik oturumuyla başladı. Zirvenin yanında programın en güçlü anları sahadan geldi: Of'ta çay bahçelerinde yıllardır hasat yapan Arzu ile değişen mevsimler üzerine konuştuk; Trabzon Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi'nde mısır koçanı yapraklarından ip ören kadınların yerel ekonomiye katkısını dinledik; Sümela'da Türkiye'nin gençlik iklim elçileriyle buluştuk.

Trabzon'da bütün işin ilkesini de belirledik: Anlatı umut temelli olacaktı, ama umut görüntüden değil insandan çıkacaktı. Kayıpları saklamadık; ama her kayıp anlatısını, o konuda halihazırda bir şey yapan biriyle birlikte verdik. Felaket dili, alarm grafikleri ve stok felaket görüntüsü kullanmadık.

Ankara: Kampüsten COP31'e (13–14 Eylül)

Ankara, programın kurumsal merkeziydi. Hacettepe Üniversitesi'ndeki "Kampüsten COP31'e" buluşmasında UNFPA ile yürütülen Gençlik İklim Laboratuvarı'nın önerileri Sally'ye sunuldu. ODTÜ'deki "COPilot the Future" Gençlik Zirvesi 400'ü aşkın genci, araştırmacıyı ve politika yapıcıyı bir araya getirdi. BM Türkiye ve UN Women Türkiye ile de ayrı oturumlar yapıldı. Palau'dan Pasifik Adaları temsilcisi Toni Soalablai da Ankara'dan itibaren heyete katıldı.

Ankara'da iletişim açısından en çok işe yarayan araç Instagram'ın ortak yayın (Collab) özelliği oldu. Bir içeriği BM kurumları, üniversiteler ve Avustralya'nın Türkiye Büyükelçiliği ile ortak paylaşmak, onu tek bir hesabın ulaşabileceğinin çok ötesine taşıdı. Bu yüzden her paylaşım için o günün ortak kurumlarını önceden belirleyip etiket ve Collab önerisini metinle birlikte hazırladık.

Konya: "Konuşmayı bırakıp eyleme geçme zamanı" (15 Eylül)

Ankara'dan trenle günübirlik gittiğimiz Konya'da Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde "Konya'dan COP31'e: Gençlerle İklim Eylemi" programı düzenlendi. Sally'nin burada söylediği "Konuşmayı bir kenara bırakıp eyleme geçmemizin gerektiği bir noktadayız" cümlesi ziyaretin en çok alıntılanan sözlerinden biri oldu. Aynı gün Kapsül Teknoloji Platformu ve kuraklık ile iklim uyumu üzerine çalışan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü ziyaret edildi.

Konya bize yerel basının gücünü de gösterdi: Ev sahibi belediyenin basın bülteni ajanslar üzerinden onlarca yerel ve ulusal habere dönüştü. Sivil toplum kuruluşları için çıkarılacak ders açık: Ziyareti ağırlayan yerel kurumla basın bültenini önceden planlamak, haberin nereye ulaşacağını belirliyor.

Gaziantep: Bilim merkezinde gençlerle (16 Eylül)

Gaziantep'te Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Müzeyyen Erkul Gaziantep Bilim Merkezi'nde "Gaziantep'ten COP31'e: Gençlerle İklim Eylemi" buluşması yapıldı. Gençlerin sorularıyla ilerleyen oturumda iklim politikalarına gençlerin nasıl katılabileceği konuşuldu.

Şanlıurfa: Pamuk tarlasından dijital gençlik merkezine (17 Eylül)

Şanlıurfa, bir günde üç ayrı hikâyenin çıktığı yoğun bir duraktı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, UNDP ve GAP Bölge Kalkınma İdaresi temsilcileriyle birlikte heyeti ağırladı. Ardından İyi Pamuk projesi kapsamında daha az su ve gübreyle pamuk üreten çiftçilerle tarlada buluşuldu. Günün son durağı Esentepe Dijital Gençlik Merkezi'ydi: robotik ve kodlama atölyeleri, gençlerin çalışmaları ve Gençlik Meclisi ile soru-cevap.

Şanlıurfa'da Sally'nin kendi çiftçilik geçmişi hikâyenin merkezine yerleşti. Pamuk üreticileriyle bir çiftçi olarak konuşması, yerel basında da "Gençlik İklim Şampiyonu ve çiftçi" olarak yansıdı. Bir temsilcinin kişisel hikâyesi göreviyle buluştuğunda anlatı çok daha güçlü oluyor.

İstanbul: Çocukların sesi (18 Eylül)

Son durak İstanbul'du. Sıfır Atık Vakfı merkezinde UNICEF Türkiye'nin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte düzenlediği buluşmada, il çocuk hakları komitelerinden çocuklar ve gençler iklim üzerine görüşlerini paylaştı. Sally'nin buradaki mesajı netti: Çocuklar ve gençler yalnızca odada bulunmamalı, kararların şekillenmesine de katılmalı.

Kamera arkasında: iletişim süreçleri

Sahada çekim yaparken arka planda iletişimin diğer ayakları da çalışıyordu. Ziyaret boyunca Türkçe ve İngilizce yayımlanan haberleri, sosyal medya paylaşımlarını ve yorumları her gün taradık; sabah ve akşam olmak üzere iki raporla iletişim ekibine sunduk. Bu raporlarda hangi haberin nerede çıktığını, hangi sözlerin öne çıktığını, unvanın doğru kullanılıp kullanılmadığını ve dikkat edilmesi gereken yorumları takip ettik. Her şehir öncesinde de o günün programına, ev sahiplerine ve olası hassas konulara dair kısa bir bağlam notu hazırladık.

Günlük üretim ritmimiz basitti ama yoğundu: Gün boyu çekim, akşam kurgu, 18.00'den sonra teslim. Her şeyi yatay çekip dikey versiyonları kurguda türettik; böylece aynı görüntü hem günlük videolarda hem de yolculuğun tamamını anlatan rota videosunda kullanılabildi. Altyazıları İngilizce tuttuk, çünkü telefonda iki dil aynı karede rahat okunmuyor ve hesabın kitlesi ağırlıkla İngilizce konuşuyor.

Neler öğrendik?

İnsan hikâyesi kürsüden güçlüdür. Ziyaretin en çok izlenen içerikleri resmi konuşmalar değil, bir yeri ve oradaki insanları anlatan videolar oldu. Ortak paylaşım en güçlü dağıtım aracıdır; birlikte çalışılan kurumlarla Collab planı baştan yapılmalı. Yerel basın bülteni fark yaratır; ev sahibi kurumla basın planı ziyaretten önce konuşulmalı. Ve tutarlı bir unvan, dağınık bir haber akışını toparlar.

Antalya'ya ne götürelim?

Rota videosunu Sally'nin bir sorusuyla kapattık: "What should I take to Antalya from you?" Yani: "Sizden Antalya'ya ne götürmemi istersiniz?" Bu soru bizim için de işin özeti oldu. İklim iletişiminde asıl iş, karar masasına oturacak kişiyi değil, sesi o masaya taşınacak insanları görünür kılmak.

Ziyaret boyunca yapılan tüm paylaşımlar @youthclimatechampion_cop Instagram hesabında görülebilir. Bu işte birlikte çalıştığımız COP31 Başkanlığı Gençlik İklim Şampiyonu ekibine, bizi ağırlayan kurumlara ve kameramızın önüne geçmeyi kabul eden herkese teşekkür ederiz.